Kayıtlar

FREEDOM HOUSE: “HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNE SAYGI GÖSTERİLMELİ”

Özgürlükler Evi Başkanı Mark P. Lagon, “Şimdi Türkiye’de demokrasinin en iyi biçimde korunması için hukuk üstünlüğüne saygı gösterilmeli” dedi. Lagon ayrıca, “Darbe girişimi, Türkiye’nin anayasal düzenine dehşet verici, kabul edilemez bir saldırıydı" dedi. ABD merkezli düşünce kuruluşu Özgürlükler Evi (Freedom House) başkanı Lagon şöyle devam etti: “Türkiye daha ciddi bir sivil ihtilafa düşmemesi için yargı süreci ve hukuk üstünlüğüne saygı kesinlikle esastır. Darbe girişimine yanıt olarak ayrım yapmayan bir hesaplaşmaya gidilmesini önlemek için Türk hükümetini ülkeyi demokratik, anayasal kurumlara saygıda birleştirmeye çağırıyoruz”.

FARS HABER AJANSI: “ZARİF, DARBE GİRİŞİMİNİN ARKASINDA SUUDİ ARABİSTAN VE KATAR’IN DA BULUNDUĞUNU İDDİA ETTİ”

İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, Suudi Arabistan, Katar ve başka ülkelerin Türkiye’deki darbe girişiminin gerçekleşmesinden yana durduğunu iddia etti. İranlı Fars Haber Ajansı’nın aktarımına göre, Zarif aralarında Suudi Arabistan ve Katar’ın da olduğu bazı ülkelerin Türkiye’deki darbe girişiminin başarılı olmasını istediklerini iddia etti. Ajansa göre, Zarif, “Suudi Arabistan ve Katar’ın da aralarında bulunduğu bazı ülkeler Türkiye’deki darbe girişimi gerçekleşirken bundan rahatsızlık duymadılar. Bunun üzerine düşünülmesi gerekir” dedi.

REUTLINGER GENERAL ANZEIGER: “TÜM HALKA YÖNELİK BU BASKILAR HİÇ İYİYE İŞARET DEĞİL”

Reutlinger General-Anzeiger gazetesi Erdoğan’ın darbe girişimine karşı darbe yaptığını ifade ettiği haber analizinde, “Onun yolunda duran herkes düşman olarak lanse edilecek. Tüm halka yönelik bu baskılar hiç iyiye işaret değil” yorumunda bulundu. Almanya’da yayınlanan gazete, “Erdoğan kuvvetler ayrılığına bağlı kalmıyor. Fransa Kralı XIV. Ludwig gibi ‘devlet, benim’ şiarına göre hareket ediyor. Türk devletinin şimdi giderek daha fazla Erdoğan’a göre şekillenmesi söz konusu. Onun yolunda duran herkes düşman olarak lanse edilecek. Erdoğan sert şekilde müdahale edecek ve bu şekilde amacının ne olduğunu gösterecek. Erdoğan, bu süreçten sonra da yönetmeye devam etmek istiyor ve darbeden sonra karşı atağa geçti. Bunun için idam cezasının geri getirilmesini de düşünüyor. Tüm halka yönelik bu baskılar hiç iyiye işaret değil” diye yazdı.

NEUE PRESSE: “ERDOĞAN’IN TUTMAK ARTIK İMKANSIZ, SİVİL TOPLUMA UMUT BAĞLANMALI”

Neue Presse gazetesi; son gelişmeleri irdelediği haber analizinde, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın istediği şekilde öfkesini çıkarabileceğini belirterek, “Başarısızlıkla sonuçlanan darbe girişimi sonrası Erdoğan’ı tutmak neredeyse imkânsız hale geldi. Öyle görünüyor ki, Türkiye’deki sivil topluma umut bağlanmalı. Tabii onların da hayatta kalmalarına izin verilirse” dedi. Alman gazetesi şöyle devam etti: “Başarısızlıkla sonuçlanan darbe girişimi sonrası Erdoğan’ı tutmak neredeyse imkânsız hale geldi. Ve o, hainleri ya da hain olarak kabul ettiklerini idamla cezalandırmak istiyorsa, gelecekte bunu yapacak. Bu konuda ona engel olacak herkesi devreden çıkardı ya da çıkarmak üzere. Yeni güzel ‘Erdoğan ülkesinin’ Avrupalılara ihtiyacı bulunmuyor. Güzel Avrupa onu kapının önünde bunca zaman beklettikten sonra şimdi sabırsız Sultan kapıyı dışarıdan kilitlemekle tehdit ediyor. Bunun için de tek bir kelime kullanması yeterli: İdam cezası! Ayrıca onu koruyan NATO içinde de kalabilecek, zira büy...

NEUE OSNABRÜCKER: “GÖZALTILARIN SAYISI VE HIZI DARBE GİRİŞİMNİNDEN ÖNCE BİR KARA LİSTE OLDUĞU SONUCUNU DOĞURUYOR”

Neue Osnabrücker Türkiye’deki son gelişmelere ilişkin, “Ordu, emniyet ve yargıdaki gözaltı ve görevden almaların sayısı ve hızı, darbe girişiminden önce bir kara listenin olduğu sonucunu doğuruyor” yorumunda bulundu. Gazete ayrıca idam cezasının geri getirilmesi durumunda Türkiye ile AB müzakerelerinin derhal durdurulması gerektiğini yazdı. Almanya’nın önemli gazetelerinden Neue Osnabrücker, “Türkiye’deki hukuk devleti tehlikede. Türkiye’de demokratik yollarla seçilen, ancak daha sonra otokrata dönüşen Recep Tayyip Erdoğan’ın ülke içinde başlattığı temizleme dalgası kötü şeyleri akıllara getiriyor. Ordu, emniyet ve yargıdaki gözaltı ve görevden almaların sayısı ve hızı, darbe girişiminden önce bir kara listenin olduğu sonucunu doğuruyor. Türkiye, demokrasi ve hukuk devleti açısından zaten inişe geçen bir yolda duruyordu. Şimdi günah listesi gittikçe uzuyor. Erdoğan düşünüp taşınırken danışmanlarına da başvuruyor. Şimdi idam cezası da geri getirilirse, kırmızı çizgi aşılmış olur. O zam...

TIMES: “DARBE GİRİŞİMİNİN BEDELİNİ ZORUNLU ASKERLİK YAPAN GENÇLER ÖDEDİ”

Times gazetesi, Türkiye’de birkaç gün önce gerçekleştirilen darbe girişimini konu aldığı haber analizinde, “Darbe girişiminin bedelini zorunlu askerliğini yapan gençler ödedi” diye yazdı. Türkiye’de darbe girişiminde bulunan generallere PKK’lı gibi muamele yapıldığını kaydeden İngiliz Times gazetesi “Generallere yapılan muamele genelde PKK’lılara yapılırken görmeye alışık olduğumuz türdendi. Çok sayıda asker soyularak ters kelepçe takıldı. Darbe girişiminin ilk saatlerinde çekilen fotoğraflarda ne yaptığını bilemez halde gözüken genç askerler, gözaltı fotoğraflarındaysa dehşet içerisinde görülüyor” şeklinde kaydetti. Darbe girişiminin bedelini zorunlu askerliğini yapan gençlerin ödediğini belirten İngiliz gazetesi, “Darbe girişimi sonrası 14 gemi kayboldu. Gemilerdeki komutanlar darbe girişiminin başarısız olması üzerine iltica yollarını değerlendirebilirler” yorumuyla haber analizini noktaladı.

GUARDIAN: “DARBE SONRASI DÖNEM GİDEREK DAH AZ HOŞ GÖRÜNMEYE BAŞLADI”

Guardian gazetesi, Türkiye’de 15 Temmuz’da gerçekleştirilen darbe girişimine dikkat çektiği haber analizinde, “Darbe sonrası dönem giderek daha az hoş görünmeye başladı” diye yazdı. İdam cezasının Türkiye’de bastırılan darbenin mirası olmaması gerektiğini ifade eden İngiltere’nin yüksek tirajlı gazetelerinde Guardian, “İdam cezasının yeniden getirilmesini önlemek için ise Avrupa Konseyi ve AB, ellerinden gelen tüm çabayı göstermeli. Girişiminin hemen ardından genç, yaşlı, dindar ve dindar olmayan insanların yasa dışı biçimde yönetime el konulmasına karşı sokaklara dökülmesi çok olumlu bir gelişme oldu. Ancak darbe sonrası dönem ise giderek daha az hoş görünmeye başladı” dedi. Türkiye’de idam cezasının yeniden getirilmesi yönelik çağrılara da yer veren İngiliz gazetesi, “Böyle bir adımın atılmaması için Avrupa Konseyi ve AB’nin ellerinden gelen tüm çabayı göstermeli. Demokrasi riskte iken Türk Cumhurbaşkanının öncelikleri değişmiş olabilir. AB’nin aday ülkelere ilişkin öncelikleri ise...