Kayıtlar

UMUTSUZLUK YOK "MAÇ HALA ORTADA"...

Resim
Bazıları bu gerçeği sıradanlaştırmaya ve meşrulaştırmaya çalışsalar da, referandum sürecinin tarihsel siyasal önemi şüpheye mahal bırakmayacak açıklıktadır....   Referandum ertelenmiş "yüzyıllık tarihsel hesaplaşma"nın en kritik rauntlarından biri, belki de en önemlisiydi. Cumhuriyet ve laikliği berhava etmeyi kendilerine tarihsel/siyasal misyon edinenlerle, cumhuriyetçi güçler arasındaydı referandum ... Öznel değil ama nesnel planda devrim/karşı devrim mücadelesiydi yaşanan . Kimileri gerek referandum sürecinde ve sonrasında kişisel ya da dar partisel çıkarları doğrultusunda, içi boş 2019 hesaplarıyla, bu kritik önemi karartmaya çalıştılar ve halen de çalışmaktalar. Ve böylece cumhuriyet/despotizm, devrim/karşı devrim mücadelesinde olumlu manada hiç bir yer ve rolleri olamayacağını bir kez daha teyit etmiş oldular yalnızca.   Türkiye kurumsal muhalefet anlamında referanduma büyük bir muhalefet açığı ile gitmişti. Referandum sonrasına da kurumsal muhalefetin çöz...

dünya basını/türkiye-25 Nisan 2017

Resim
AKPM’DEN KRİTİK TÜRKİYE OYLAMASI Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi salı günü Türkiye’nin denetim sürecine alınmasını kararlaştırabilir. Gerekçe olarak Türkiye’nin Avrupa Konseyi üyeliği kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi gösteriliyor. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Strasbourg’da, demokratik kurumların Avrupa standartlarında işlememesini gerekçe göstererek Türkiye’nin 2004 öncesi olduğu gibi yeniden siyasi ve hukuksal planda denetime alınması yönünde karar vermeye hazırlanıyor. Bu amaçla hazırlanan ‘Türkiye’de Demokratik Kurumların İşleyişi’ başlıklı rapor ve beraberindeki karar tasarısında, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ilan edilen OHAL altında alınan önlemler nedeniyle demokratik kurumların işleyişinin ciddi anlamda bozulduğu savunuluyor. AKPM Türkiye raportörleriMarianneMikko (Estonya) ve IngebjorgGodskesen (Norveç) imzalı belgede, Türk hükümetinin OHAL altında Türk Anayasası ve uluslararası hukuk kurallarının ötesine geçerek orantısız önlemler...

HERKESİN "HAYIR"I KENDİNE Mİ? YOKSA BİR "HAYIR PARTİSİ" VAR MI?

Resim
  Türkiye'de kısmen HDP dışında AKP'nin karşısında kurumsal bir muhalefet yoktur. AKP'nin en önemli şansı da budur. HDP ise, kısmen 7 Haziran seçim arifesi hariç, büyük kitlelerce hala Kürt partisi olarak görüldüğü için var olan muhalefet boşluğunu dolduramamaktadır. Gezi'den bu yana, Türkiye'deki muhalefet boşluğu giderek artan biçimde taban inisiyatifleriyle doldurulmaya çalışılmaktadır. Gezi direnişi yalnızca bir diktatörlük eğiliminin değil,müzmin bir muhalefet boşluğunun da ürünüydü.. Bu anlamlarda Gezi hala devam etmektedir. Özgecan Aslan protestosu, Metal işçileri eylemi, 7 Haziran ve 16 Nisan referandumu bu devam edişin farklı görünümleridir.Referandumdaki yüzde 50 civarı alınan oy da, aslında ve temelde "Gezi Partisi"nin oyudur. Çok daha ilginci Gezi ruhu ve muhalefeti ne kadar dinamik, yaratıcı, kucaklayıcı ise ; "kurumsal muhalefet" o kadar statükocu, hantal, sınırlandırıcı ve dışlayıcı bir etkiye sahiptir. Alanda kurumsal m...