Kayıtlar

Sosyalist hareket, birlik ve parti... (Devrimcilik, program, örgüt ve çalışma tarzı kavramları ekseninde bir tartışma)

  Dünyada karşı-devrimci ideolojik-politik hegemonyanın   II. Enternasyonal ihanetinin ardından yaşanan   burjuva hegomanyasını bile   geride bıraktığı bir tarihsel anda; tersine bir görünümle Türkiye, sınıf mücadelesinin zenginleştirici deneylerinin gittikce daha yoğun yaşandığı bir coğrafya olma özelliğini taşıyor. Türkiye proletaryasının artan siyasal etkinliği, global karşı-devrimci akımın çarparak ve hızlanarak geriye çevrileceği bir devrimci duvar olma potansiyeli taşıyor. Türkiye’de devrimci dinamiklerin yükselmesi,Türkiye ve dünya proletaryasının ve sosyalist hareketinin tarihsel bir “şans”ıdır. Bu durum Türkiye sosyalist hareketinin önüne politik/örgütsel ve ideolojik/teorik alanlarda bir takım ivedi görevler dizisi yerleştiriyor. Türkiye’nin bir devrimci yükseliş belirtileri içinde olması   ise sosyalistlere   bu görevleri aşabilmek için ek imkanlar sağlıyor. Sözkonusu politik-örgutsel görevler bir proletarya partisinin yaratılması noktas...

SSCB: BİR SÜRECİN SONU...

  Sovyetler Birliği’nde gectiğimiz ay, SBKP’nin bir bolumu ile ordu ve KGB’nin ust duzey yoneticilerinin birlikte gercekleştirdiği ve ancak 2,5 gun yonetimde tutunabilen bir “darbe” gercekleştirildi. Darbenin 2,5 gun icinde cozulmesinin nedenleri hakkında yapılan spekulatif yorumlar bir yana, bu olay en başta revizyonist burokrasinin kendi icindeki saflaşmaların derinliğini ve bu saflaşmada ABD emperyalizminin onemli bir taraf haline geldiğini gosterdi. Boylece bir zamanların “buyuk imparatorluğumun, ABD emperyalizmince onemli olcude teslim alınmış olduğu da gunyuzune cıkmış oldu. Bu tablonun kendisi, darbeninin nedenini de gun ışığına cıkarıyor. Burokrasinin bir kesimi -ki Soyuz (Birlik) grubu olarak anılıyor- SSCB’nin cok değil on yıl once, dunya siyasal arenasında iki super gucten biri olarak oynadığı onemli rolunu gittikce yitirmesine ve giderek ABD’nin karşısında diz coken bir ulke haline gelmesine karşı, surec icinde buyuyen bir tepki duymaya başlamıştı. Ortadoğu’da...

Ekim Devrimi'nin öğrettikleri...!

Resim
74 yıl once Rusya proletaryası ozgur, eşit ve sömürüsüz bir dünyayı kurmak icin burjuvaziyi devirdi ve iktidarı eline aldı. Ekim devrimi kendi nesnelliğini emperyalizm döneminde tüm dünya sathında proleter devrimin şartlarının olgunlaşmış olması gerceğinden alıyordu. Proletarya burjuvazinin çözemediği ve kendileri de bir toplumsal çelişki kaynaklarına dönüşmüş olan burjuva demokratik sorunlar etrafında köylülüğün de desteğini alarak, devrimi gercekleştirebilirdi. Bu nesnel gercek hem proletarya devrimini imkanlı kılıyor;  hem de onu beklenmedik yeni sorunlarla daha ilk adımda yuzyuze bırakıyordu. Devrim iktisadi-toplumsal açıdan elverişsiz koşullarda ve tek ülkede gerçekleşecekti. Avrupa devrimine umut bağlandı ve muzaffer Sovyet proletaryası bu yondeki her gelişmeyi heyecanla destekledi. Ne var   ki, bir dizi devrimci ayaklanmanın yenilgiyle sonuçlanması, bu ilk başarılı sosyalist iktidarı geri bir ülkenin sınırları içinde yalnızlığa itti. Bu hem i...

YÜRÜYORDU BULUTTAN KORTEJ...

Resim
  Kesilmiş   bilek misali   acı içinde kıvranıyordu Gökyüzünde yıldızlar. Ve kentin en büyük meydanında Genç olmanın anlamını bilmeden Yaşlanıyordu çocuklar. Islatıyordu onları acılı bulutların gözyaşları. Buluttan bir kortej yürüyordu, ellerinde örs ve çekiç Hiç kimse görmüyordu yanlarından geçen buluttan korteji Kortejin içinde bir yanardağ yürüyordu Yürüyen kimlerdi Yanardağdan yürekleriyle kenti fetheden? Onsekizinde bir Eros’tu   sanki Buluttan kortejin düş gezegeni   Bütün hedeflere ayaklarından çok önce ulaşıyordu.   Ve düşünceleri ne kadar hızlanırsa Sırtında dünyayı taşıyan Herkül misali   Kuvvetleniyordu bilekleri.       Gerçekten bu kentte yaşayanlar, “biz” miydik   Öyleyse nedendi herkesteki bu terkedilmişlik   Bütün günahları üstlenmişler sanki   Gezi'deki ağaçlar boynu bükük duruyordu   Yürüyordu buluttan ...