Türkiye Krizi Dış Basında: TIMES: “ERDOĞAN ÜLKESİNİN CAN DÜŞMANI HALİNE GELİYOR”

Times gazetesi, Erdoğan’ın yönelimlerini, arka arkaya Devlet
Başkanlığı ve Başbakanlık koltuğuna oturan Rusya lideri Vladimir Putin’in
çizgisine benzettiği haberinde, “Bir zamanlar gıptayla bakılan Erdoğan, ülkesinin
can düşmanı haline geliyor” diye yazdı
Times gazetesi, ‘Türkiye’nin Putinleşmesi’ başlıklı
haberinde, “Erdoğan, eğitimli genç kuşağı yabancılaştırıyor ve devleti kendi
iradesine tabi kılmaya çalışıyor. Bir zamanlar gıptayla bakılan Erdoğan, ülkesinin
can düşmanı haline geliyor. Erdoğan’ın Adalet ve Kalkınma Partisi birkaç yıl
öncesine kadar, yüksek ekonomik büyüme oranı sağlayan, ülkeyi yolsuzluğa
bulaşmış politikacılardan ve zorbalığa yönelen generallerden arındıran çoğulcu
ve modern bir yönetim sergiliyordu. Yazık ki bugün Türkiye çok farklı bir tablo
sergiliyor. Protesto ve skandallarla sarsılıyor, eğitimli gençleri hükümete
yabancılaşmış durumda ve lideri ülkenin hastalıklarını, iyileştirmek bir yana,
kavrayamamış gözüküyor. Artık ekonominin bozulmaya başladığına dair işaretler
de var” yorumunda bulundu.
İngiliz gazetesi Erdoğan’a yönelik eleştirilerini özetle üç
noktada topladı:
Kürtaj ve doğum oranı gibi sosyal konularda kendisini artan
oranda hissettirerek, şüpheci laiklik savunucusu Türkleri alarma geçirmesi,
Dış politikada ters tepen bir görkem ile Sünni İslam
dünyasının liderliğine soyunurken, İsrail ile hakaret savaşına girişmesi,
İkisinden de önemlisi; Gezi Parkı’na yapılmak istenen inşaata
karşı protestolara yetkililerin sert müdahalesi.
Gazete ayrıca haberini, “Türkiye bizim dostumuz ve dostların
Erdoğan’ın kulağına kendisinin bir fani olduğunu ve Türkiye’nin bir Putin’e
ihtiyaç duymadığını fısıldaması gerekiyor” yorumuyla noktaladı.
BBC: “MUHAREBEYİ KİMİN
KAZANACAĞINI KİMSE BİLMİYOR”
‘Türkiye’de devlet krizi mi?’ diyen BBC, “Geniş çaptaki bu
muharebeyi kimin kazanacağını kimse bilmiyor” dedi.
Başbakan Erdoğan’ın devlet içinde bir devlete izin vermeme
sözünü kullandığına dikkat çeken İngiliz yayın kuruluşu BBC, “Eski bir Türk
Cumhurbaşkanı bir zamanlar ‘24 saat siyasette çok uzun bir zaman’ demişti. O
bile böyle bir gün tahmin edemezdi. Geniş çaptaki bu muhabereyi kimin
kazanacağını kimse bilmiyor” ifadesini kullandı.
Financial Times yeni gözaltıların meydana geldiğini
belirterek, “Türk devleti içindeki derinleşen muhaberenin iki tarafı, Salı günü
birbirini vurdu” diye yazdı.
Fitch’in uyarısına da dikkat çeken İngiliz Financial Times
gazetesi, “Türk devleti
içindeki derinleşen muhaberenin iki tarafı, Salı günü birbirini vurdu. İzmir’deki
soruşturma ise, hükümetin karşı karşıya bulunduğu meydan okumaların bir
işareti” dedi.
INDEPENDENT: “ERDOĞAN
MİSİLLEME YAPTI”
Independent gazetesi, görevden almalara ilişkin, “Erdoğan
iktidara geldiğinden beri en büyük meydan okumalarla karşı karşıya. 17 Aralık
operasyonunun ardından Başbakan ülke genelinde yüzlerce polis memurunu
görevinden alarak yada değiştirerek misilleme yaptı” diye yazdı.
İngiliz gazetesi,“Başbakan düşmanını ülkede yanıltıcı bir
yolsuzluk soruşturması düzenleyerek devletin gücünü ele geçirmeye çalışmakla
suçladı. Erdoğan iktidara geldiğinden bu yana en büyük meydan okumayla karşı
karşıya.17 Aralık operasyonunun ardından Başbakan ülke genelinde yüzlerce polis
memurunu görevinden alarak ya da değiştirerek misilleme yaptı” ifadesini
kullandı.
WALL STREET JOURNAL:“SORUŞTURMA
SİYASİ TEHLİKEYİ YÜKSELTTİRKEN GİBİ YATIRIMCININ GÜVENİNİ AZALTTI”
Wall Street Journal gazetesi, yolsuzluk soruşturmasıyla
mücadele etmek için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın aralarında müdürlerle
yüksek düzeyli emniyet yetkililerinin de olduğu 400 polisi görevden aldığına
dikkat çektiği haberinde, “Soruşturma bir yandan siyasi tehlikeyi yükseltirken
yatırımcı güvenini de azalttı” diye yazdı.
ABD’li gazete, “Aralık ayında patlak veren bu operasyonla
hükümet ile yargı arasındaki çatışma gelecek yerel ve genel seçimlere kadar
devam edebilir. Soruşturma bir yandan
siyasi tehlikeyi yükseltirken
yatırımcı güvenini de azalttı” ifadesini kullandı.
Türkiye’deki iç rüzgarların Erdoğan’ın yüzleştiği tek sorun
olmadığını da kaydeden Wall Street Journal ayrıca Amerikan Merkez Bankası’nın
bu ay Türkiye gibi gelişmekte olan marketlerdeki yatırımları harekete geçiren
bono satışında frenlemeye gideceğine de dikkat çekti.
NEW YORK TIMES: “SAVAŞIN
HAHİFLİYECEĞİNE DAİR BİR İŞARET YOK”
New York Times gazetesi polislerin görevden alınmalarını ele
aldığı haberinde, “Türkiye’de yaşanan savaşın hafifleyeceğine dair bir işaret
yok” ifadesini kullandı.
Analistlerin görevden almalarının arkasındaki gerekçelerin
siyasi olduğunu söylediğine dikkat çeken Amerikan New York Times gazetesi, ‘Yüzlerce
Polis Memuru Yeni Görevlere Atandı’ başlığını kullandığı haberinde, “Türkiye’de
yaşanan savaşının hafifleyeceğine dair bir işaret yok. Bu, yolsuzluk
soruşturması geçtiğimiz ay hükümeti krize batırdığından beri polis gücünde
meydana gelen en büyük temizlik hamlesi” diye yazdı.
LOS ANGELES TIMES:
“ERDOĞAN’IN ALDIĞI DESTEK ZEDELENDİ”
Los Angeles Times gazetesi, “Erdoğan, iddia edilen darbe
komplocularının yargılandığı yüksek profilli davalar ile orduyu siyasetten
çıkarmaya başarmıştı ancak bazı medya organlarına göre bu, belki pişman olduğu
diğer bir reformdur ve aldığı destek, bir kargaşa ve skandal yılı tarafından
zedelemiş bulunuyor” yorumunda bulundu.
Amerikan Los Angeles Times gazetesi, ‘Türk Hükümeti,
Yolsuzluk Soruşturmasını Yürüten 350 Polisi Kovdu’ başlıklı haberinde, “Türk
Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile sürgündeki Müslüman din adamı arasındaki güç
mücadelesi, Salı günü hükümetin 350 polisi görevden alması ile sivrileşti. Erdoğan,
iddia edilen darbe komplocularının yargılandığı yüksek profilli davalar ile
orduyu siyasetten çıkarmaya başarmıştı ancak bazı medya organlarına göre bu,
belki pişman olduğu diğer bir reformdur ve aldığı destek, bir kargaşa ve
skandal yılı tarafından zedelemiş bulunuyor” dedi.
CNN INTERNATIONAL:
“GÖREV YERLERİ DEĞİŞTİRİLEN POLİSLERİN ÇOĞU TRAFİK BİRİMİNE ATANDI”
CNN International kanalı polislerin görev yerlerinin
değiştirilmesini ele aldığı haberinde, “Görevi değiştirilen polislerin çoğu
trafik birimine atandı” ifadesini kullandı.
CNN International ‘Türkiye Polis Gücünü Tasfiye Etti’
başlıklı haberinde, “Polis gücündeki değişiklik İzmir’de Liman İşletmesi’ne
düzenlenen operasyonla aynı zamana denk geldi. Görevi değiştirilen polislerin
çoğu trafik birimine atandı” dedi.
DER SPIEGEL: “KIYIM
OPERASYONU”
Alman Der Spiegel dergisi de “Kaç polisin görevden alındığı
belli değil. Muhtemelen daha fazla” diye yazdı.
Alman Der Spiegel dergisi, ‘Kıyım Operasyonu’ başlığını
kullandığı haberinde, “Kaç polisin görevden alındığı belli değil. Haber
ajansları sadece Ankara için 350 memurdan bahsediyor, gazeteler 600’den fazla
diyor, televizyon kanalları ise ‘muhtemelen bundan da fazla’ yorumunu yapıyor”
şeklinde kaydetti.
DIE WELT: “BAŞARILI
TÜRKİYE İMAJI GİTTİKÇE SÖNÜYOR”
Die Welt gazetesi de, “Kulağa hoş gelen ‘başarılı’ Türkiye
imajı gittikçe sönüyor” dedi.
Almanya’da yayınlanan Die Welt gazetesi, “Kulağa hoş gelen ‘başarılı’
Türkiye imajı gittikçe sönüyor. AKP çevresindeki yolsuzluklara karışmış yandaş
grupları ile Gülen etrafındaki tekeller, devletin iktidar odaklarına ulaşma
kavgası veriyorlar. Arka planda ise seküler elitler rövanş almak üzere pusuda
bekliyorlar. Şimdilerde hem para hem ekonomi değer kaybediyor. Bu da yakın
geleceğin hayra alâmet olmadığının işareti! Mevcut sorunun ortaya çıkmasında
yolsuzluklar ve yargının siyasallaşması rol oynadı. Erdoğan da artık akraba
kayırıcılığının iktidarının temelini kemirdiğini idrak etmiş olsa gerek. Ve de
iktidar odaklı yargının ne kadar tehlikeli olduğunu da görüyordur. Öte yandan
yolsuzluklara karışmış Türkiye’nin içinde bulunduğu kriz daha iyi günlerin de
habercisi olabilir. Nihayetinde Erdoğan, daha önceleri bizzat ilân ettiği, ama
kendisinin riayet etmediği uzlaşma, şeffaflık ve adalet gibi prensipleri
pratiğe geçirerek puan toplayabilir. Ancak bu mesajların toplumdaki etkisi de
devam ediyor” yorumunda bulundu.
RT: “POLİSE YÖNELİK EN
BÜYÜK HAMLE”
RT görevden almalara dikkat çektiği haberinde, “Bu son dalga
Aralık ortasından bu yana devam eden yolsuzluk skandalı esnasında polise
yönelik en büyük hamle” dedi.
Rusya’da yayın yapan RT kanalı, “Türkiye’de siyasi krizin
ortasında polise uygulanan baskı 350 memuru vurdu. Bu son dalga aralık
ortasından bu yana devam eden yolsuzluk skandalı esnasında polise yönelik en
büyük hamle” dedi. RT haberinde ayrıca ‘katliam
gecesi’ tabirini kullandı.
Le Monde gazetesi, “Türkiye’deki yolsuzluk skandalları
liranın çökmesine neden oldu” diye yazdı.
“İç çatışmalarla zayıflayan Türk Başbakanı yargıya hücum
ediyor” diyen Fransız Le Monde gazetesi, “İslami muhafazakar hükümete karşı
iddia edilen komplolar nedeniyle hapse gönderilen ve ağır cezalara çarptırılan
yüzlerce subay yeniden yargılanabilir” dedi.
Gazete ayrıca Türkiye’deki yolsuzluk skandalları liranın
çökmesine neden oldu. Liranın zayıflığının Türkiye için olumsuz makroekonomik
etkilerinin olabilir” ifadesini kullandı.
EL PAİS: “SİYASİ İKLİM
SERTLEŞİYOR”
El Pais gazetesi de “Siyasi iklim giderek sertleşirken
söylentiler yoğunlaşıyor ve bu skandalın Mart için öngörülen yerel seçimleri,
Ağustos’taki cumhurbaşkanlığı seçimlerini ve adaylığını Türkiye’de herkesin
konuşmasına rağmen hala bir sır olan Erdoğan’ı nasıl etkileyeceğini ise
göreceğiz” ifadesini kullandı.
İspanya’da yayınlanan El Pais gazetesi, “Erdoğan, 350 polisi
görevinden alarak rakiplerinden kurtulma çabasını yoğunlaştırıyor. Atılan bu
adımların, icrayı tam etkileyen bir yolsuzluk soruşturması sırasında alındı. Siyasi
iklim giderek sertleşirken söylentiler yoğunlaşıyor ve bu skandalın Mart için
öngörülen yerel seçimleri, Ağustos’taki cumhurbaşkanlığı seçimlerini ve
adaylığını Türkiye’de herkesin konuşmasına rağmen hala bir sır olan Erdoğan’ı
nasıl etkileyeceğini ise göreceğiz” diye yazdı.
FT: “ERDOĞAN OYNAK BİR
SİYASİ İKLİM YARATTI”
Financial Times gazetesi, Başbakan Erdoğan’ın son 11 yılda
"istikrarsız bir ülkeyi yükselen bir piyasa yıldızına dönüştürdüğünü
belirterek, “Ancak eleştirilere katlanma isteksizliği ve kendi rakiplerini geri
püskürtmek amacıyla hukuk üstünlüğünü riske atma istekliliği giderek artan
oynak bir siyasi iklim yarattı” diye yazdı.
İngiliz Financial Times gazetesi ‘Türkiye, niye yeniden
izleme listesinde?’ sorusunu sorduğu haberinde, “Türkiye’de artan siyasi
kargaşa cesaret kırıcı. Halen dünyanın en dinamik yükselen piyasalar arasında
bulunan Türkiye, son yıllarda kayda değer bir başarı öyküsü olarak yükseldi.
Ancak eleştirilere katlanma
isteksizliği ve kendi rakiplerini geri püskürtmek amacıyla hukuk üstünlüğünü
riske atma istekliliği giderek artan oynak bir siyasi iklim yarattı” dedi.
Gezi gösterileri sırasında öfkeli göstericilerin sokakları
doldurması üzerine Türkiye dışında birçok kişinin şok olduğunu ve bir alışveriş
merkezi planına ilişkin bir tartışma olarak başlayan bir olayın Erdoğan’ın siyasi
tabiatının bir testi haline geldiğini kaydeden İngiliz gazetesi, “Erdoğan’ın Gezi gösterilerine tutumuna
yapılan eleştirilere verdiği yanıtın, halkın öfkesini daha da körükledi. Öte
yandan yolsuzluk soruşturması kapsamındaki yüksek profilli tutuklamalar ve
emniyetteki yaygın görev almalar daha derin eksikliklerini çözmeye büyük bir
ihtiyacı olan bir ülkede tam bir siyasi kavgayı tetikledi” şeklinde kaydetti.
Financial Times Türkiye’deki artan riskleri şöyle sıraladı:
-Ekonominin durumu: Büyük bir cari işlemler açığı ve özel
sektörünün döviz borcu Türkiye’yi genel olarak siyasi belirsizliklere, özel
olarak da FED’nin tahvil alım programını azaltmasına özellikle kırılgan
yapıyor.
-Ülke ayrıca güvenliğine tehditlerle de karşı karşıya. Irak
olduğu gibi, Türkiye’nin Suriye’deki şiddetin sıçramasına artan biçimde
kırılgandır.
-Bölgedeki mezhebi gerilimlerdeki yoğunlaşma Türkiye’deki
siyasete de girdi. Kürt isyanının yeniden başlaması tehlikesi de bulunuyor.
Erdoğan, seçmen tabanını hareket geçirme çabası, PKK ile barış süreci çöküşe
doğru itti.
-Ülkenin başlıca siyasi riskleri de var. Protestocular
yeniden sokağa dökülmeye cesaretlendirebilir. Sayın Erdoğan uzlaşıcı bir yanıt
vermezse eğer, sokaktaki çatışmalar, yeniden tehdit oluşturabilir.
-Türkiye’nin çeşitli sorunları aynı zamanda başka hükümetler
için de kötü haber çünkü Sayın Erdoğan, yabancı şirketlere saldırarak, İsrail
ve Batı konusunda komplo teorilerini öne sürerek yurt içindeki problemlerden
kamuoyunun dikkatini uzaklaştırmaya çalışmaya devam edecek.
Erdoğan’ın son 11 yılda istikrarsız bir ülkeyi yükselen bir
piyasa yıldızına dönüştürerek övgü kazandığını da ifade eden İngiliz gazetesi
analizini, “Ancak hükmedici tarzı, eleştirilere katlanma isteksizliği ve kendi
rakiplerini geri püskürtmek amacıyla Türkiye’nin hukuk üstünlüğünü riske atma
istekliliği, giderek artan oynak bir siyasi iklimi yaratmış bulunuyor. Bu da
onun, kırılgan hale gelen ülkesinin en son ihtiyacı olduğu şeydir” yorumuyla
noktaladı.




Yorumlar
Yorum Gönder