DEUTSCHE WELLE 5 SORUDA FIRAT KALKAN OPERASYONUNU DERLEDİ
Fırat Kalkanı Operasyonu 100’üncü
güne ulaştı. ÖSO ile Türk Ordusu Suriye’nin kuzeyinde yaklaşık 1.820 km²’’lik
alanı kontrol altına aldı. Operasyon El Bab civarında yoğunlaşırken, El Bab’tan
sonrası hala tartışılıyor.
1) Türkiye’nin amacı nedir?
Operasyonun
başladığı ilk günden beri açıklanan iki temel amacı bulunuyor: Türkiye’ye
yönelik terör tehdidini azaltmak için IŞİD ve PKK gibi terör örgütlerini
sınırdan temizlemek ve Suriye’nin kuzeyinde YPG kontrolündeki bir bölge
oluşmasını engellemek. Bu iki temel amacın yanında bölgenin yeniden yerleşime
açılması ve böylece Türkiye’ye gelen Suriyeliler için güvenli bir alan inşa
etmekten de bahsedilebilir. Ancak bunu operasyonun temel amacı olmaktan ziyade,
operasyondaki gelişmelerle ortaya çıkan yeni bir durumun sonucu olarak
değerlendirmek daha doğru görünmektedir.
2) Operasyonda şu an hangi aşamada?
Şu anda
çatışmalar El Bab kasabasının etrafında yoğunlaşmış durumda. 13 Kasım’da ÖSO El
Bab’a yaklaştıktan sonra kasabanın çevresinde sert bir çatışma süreci başladı.
Ancak çatışmaların sadece ÖSO ve IŞİD arasında gerçekleştiğini düşünmek doğru
değil. Bab’ın ÖSO’nun eline geçmesi halinde Suriye’de ilan ettiği kantonları
birleştirmesinin mümkün olmayacağını bilen YPG batıda Afrin üzerinden doğuda
ise Menbiç üzerinde Bab’a doğru ilerlemeye başladı. Bu nedenle her iki cephede
de IŞİD-ÖSO-YPG birbirine karşı savaşıyor. Bazı köyler bir grubun elindeki kısa
bir süre kaldıktan sonra el değiştirebiliyor. Başlangıçta çatışma bölgeleri
Suriye Ordusu’nun bulunduğu bölgelere uzaktı. Son günlerde ise çok yaklaştı.
Bunun sonucunda Suriye Ordusu da en azından bazı bölgelerde çatışmaya doğrudan
dahil oldu. Bu nedenle çatışma her geçen gün daha sertleşiyor ve yeni boyutlar
kazanıyor. Operasyonun başlangıcına göre daha çetrefilli ve daha kanlı bir
çatışma sürecinin yaşandığı söylenebilir.
3) Bölgedeki diğer uluslararası
aktörler Türkiye’nin operasyonuna nasıl yaklaşıyor?
Türkiye’nin
Operasyonu’nu doğrudan ve açıkça destekleyen bir ülke yok. ABD, başlangıçta
söylemsel destek veriyordu. Bugün de IŞİD’le mücadele kapsamında kaldığı sürece
destek veriyor görüntüsü çiziyor. Fakat ABD’li komutanlar açıkça operasyona
hava desteği vermediklerini açıkladılar. TSK’nın YPG’yi bombalamasından
rahatsız olduklarını açıkça gösteriyorlar. Üstelik, Türkiye’nin Menbiç’e
ilerlemesini büyük bir risk olarak görüyorlar. Rusya, sessiz bir destek
sağlıyor. Türk Hava Kuvvetleri’nin Suriye üzerinde uçuş yapmasını engellemeye
yönelik tehdidinden vazgeçti. Hatırlanabileceği gibi 24 Kasım 2015’ten sonra Rusya
bu konuda Türkiye’yi açıkça caydırıyordu. Bu anlamda Rusya’nın Türk uçaklarının
operasyona hava desteği vermesine karşı çıkmaması dolaylı olarak da olsa bir
destek olarak algılanabilir. Ancak 24 Kasım 2016’da Suriye uçaklarının
Operasyon’a katılan bir Türk askeri birliğine yaptığı saldırı dengelerin
değişebileceğini gösteriyor. Rusya’nın Suriye Yönetimi üzerindeki siyasi ve
Türk birliğini vuran uçağın kalktığı hava üssündeki askeri etkisi
düşünüldüğünde Rusya’nın bilgisi ve etkisi olmaksızın bu tür bir olayın
gerçekleşmesi çok güç görünüyor. Bu nedenle bu saldırıyı Türkiye’de Rusya’nın
göndermek istediği dolaylı bir mesaj olarak algılayanlar bile oldu. İki temel
aktörün yaklaşımları operasyonun dış desteğinin ince bir çizgi üstünde olduğunu
gösteriyor.
4) Erdoğan’ın ‘TSK’nın Esad’ın
yönetimine son vermek için Suriye’ye girdiği’ açıklaması ne anlama geliyor?
Bu açıklama son
dönemin en önemli açıklaması. Ancak aynı zamanda çok riskli bir açıklama.
Uluslararası arenada terörle mücadele çerçevesinde yürütülen operasyona
meşruiyet sağlayabilmek mümkün. Aynı zamanda iç politikada operasyonun terörle
mücadeleyi içermesi nedeniyle %70ler seviyesinde bir desteği var. Fakat,
operasyonun hedef ve kapsamı değişirse yani, Türkiye, operasyonu Suriye’de
rejim değişikliğine giden bir yöne çevirirse aynı desteği hem içeride hem de
dışarıda bulması pek de mümkün olmaz. Bu nedenle son açıklamanın son dönemde
Suriye’nin Türk askerlerini hedef almasına yönelik bir tepki olduğu,
operasyonun stratejik hedeflerini değiştirmek anlamına gelmediği söylenebilir.
5) Operasyonda bir sonraki hedef
neresi olabilir?
El Bab kontrol
altına alındıktan sonra Operasyonun yönü Menbiç’e doğru dönecektir. Buna şüphe
yok. Bu süreç zaman alabilir, güç olabilir, fakat nihayetinde oraya dönmesi
ihtimali yüksek. Eğer Bab’ın kontrol altına alınması Suriye Ordusu ile ÖSO
hatta TSK arasında doğrudan bir çatışmaya neden olmazsa yeni hedef ilk etapta
Minbiç olacaktır. Ancak orta ve uzun vadede Afrin’i kapsayan bir boyut da
alabilir. Elbette, bu süreç uzun ve zahmetli olacak. Fakat, nihai hedefe
ulaşılabilmesi için Türkiye açısından gerekli görünüyor. Fırat Kalkanı
Operasyonu hedefleri itibarıyla uzun sürecek bir operasyon. Eğer dengelerin
değişmesi sonucu başka bir yöne doğru evrilmezse en az birkaç ay daha
sürebilecektir.
Yorumlar
Yorum Gönder