GÜDÜMLÜ SANAT OLMAZ AMA SİYASETİN GÜDÜLEYİCİ OLMADIĞI SANATTA...

"Güdümlü sanat" olamaz ama sanat siyaseten güdülenebilir... "Tarafsız sanat"ta olamaz zira... Stalin döneminde ve jdanov aracılığıyla bir sosyalist sanat anlayışı yaratılmaya çalışıldı, bence bu kadarında sorun yoktu. Sorun bunun bir parti dayatması ve sanatı haline dönüştürülmesi ve sanatçının özgürlüğünü rehin altına almasıydı. Zira sanat her zaman -ve hatta çoğu zaman- özgür bir ortamda yapılmasa da, bizatihi kendisi özgürleşme eylemi ve istencidir. Sanat, siyasetçe ancak güdülenebilir, güdülürse sanat olmaz. Siyasetin, ya da başka alanların sanattan talepleri olması, teşvik edici olması, yarışmalar, kampanyalar düzenlemesi normaldir. Anormal ve kabul edilemez olan tüm sanatçılar için bunun bir çağrı olmaktan çıkıp, bir zorunluluk, bir direktif haline dönüşmesidir. Sosyalist camiada Jdanov dönemi eleştirildi ve hatta yaygın bir mutabakat olarak mahkum edildi. Adarno ve Frankfurt okulu, bu çerçevede "güdümlü sanat" kavramını geliştirdi. Bu çaba ciddi bir haklılık zeminine sahip saygıdeğer bir çabaydı. Ama bir yere kadar. Zira bu çabaların vardığı yer, sanatın özerkliği ve sanatçının yaratı özgürlüğünün vazgeçilmezliğine işaret etmekle sınırlı kalmayıp, sanatı siyasetten bütünüyle yalıtık, kendisi için, yalnızca kendi teknik kurallarıyla bağlı ve ancak burdan kalkarak değerlendirilebilecek bir alana taşıdı. Deyim uygunsa iş sanatın siyasetten özerkliğinden çıktı, sözde bir "mutlak bağımsızlığa" dönüştü. Sanatçı sanat dışında misyonu olmayan bir varlık ve siyasallık da sanatı lekeleyen bir bayağılık sayılmaya başladı. Sözde diyorum, zira siyasetin mutlak belirleyiciliği altındaki bir düşünsel ve duygusal arena da, bu "bağımsızlık" sanatı temelde egemen siyasetin alanına hapsetmek anlamına geliyordu. Sonuçta "Dimyata pirince giderken eldeki bulgurdan olundu". Sanat büyük bir irtifa kaybetti. Ve sanatçıyı da giderek popülerliğin ve eğlencenin aracı bir "showhuman" dan ayırt edebilmek zorlaştı.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

PAPAZIN BAĞI: BİR CENNET PARÇASININ HİKAYESİ...

ANKARA’NIN İKİ YÜZYILANA DAMGA VURMUŞ BİR TARİHİ YAPIT: ABİDİNPAŞA KÖŞKÜ

şarap,kadın,şiir...-şiir-