Yeni Şafak Yazarı CHP gösterip AKP'ye vurdu...
Yeni
Şafak Yazarı Kemal Öztürk bugünkü "
O gün ağlayamayanlar" başlıklı yazısında CHP gösterip AKP'ye
vurdu... "Birden politize oldu her şey.
Siyasiler, sanatçılar, bürokratlar şehit yakınları ve gazilerle poz vermek için
yarıştı. Belediyeler, vakıflar, dernekler kendine uygun gördüğü gazileri
konuşmacı olarak çağırdı. Orada karşılıklı oturup ağlamadılar. Ağdalı politik
bir dille siyasi konuşmalar oldu. Amerika’dan başlayıp, Avrupa’ya, oradan
Ortadoğu’ya kadar garip dış politika söylemleri, şehit yakınlarının gözü önünde
konuşuldu. Yani biz acıyı konuşamadık" diyen Öztürk, bugünkü yazısında bir kaç
kez altını çizerek şu önemli uyarıyı yapıyor "15 Temmuz’un siyasallaştırılması ve devletleştirilmesi büyük bir
tehlike. Zira 15 Temmuz darbeye karşı millet iradesinin tarihimiz boyunca en
büyük zaferi. "
Öztürk'ün
yazısının ilgili bölümü şu şekilde...
""15 TEMMUZ’UN POLİTİZE OLMASI VE
DEVLETLEŞMESİ
Birden politize oldu her şey.
Siyasiler, sanatçılar, bürokratlar şehit yakınları ve gazilerle poz vermek için
yarıştı. Belediyeler, vakıflar, dernekler kendine uygun gördüğü gazileri
konuşmacı olarak çağırdı. Orada karşılıklı oturup ağlamadılar. Ağdalı politik
bir dille siyasi konuşmalar oldu. Amerika’dan başlayıp, Avrupa’ya, oradan
Ortadoğu’ya kadar garip dış politika söylemleri, şehit yakınlarının gözü önünde
konuşuldu. Yani biz acıyı konuşamadık.
Sonra baktık bir yıl geçmiş ve biz
acılarımızı sağmak için ağlayamamışız. O psikoloğun söylediği gibi, ruh
dünyamızda sorunlar yaşıyoruz bu yüzden. Tuhaf hallerdeyiz yani.
15 Temmuz’un siyasallaştırılması ve
devletleştirilmesi büyük bir tehlike. Zira 15 Temmuz darbeye karşı millet
iradesinin tarihimiz boyunca en büyük zaferi.
Ana muhalefet partisinin bu darbeyi,
darbeye karşı verilen mücadeledeki aksaklıkları kullanarak, bir siyasi kazanç
elde etmeye çalışması çok büyük ayıp. Sadece politik bir hata değil, aynı
zamanda etik bir sorunu doğuruyor muhalefet.
‘Halkın 15 Temmuz’u, Sarayın 15
Temmuz’u, 20 Temmuz darbesi, kontrollü darbe’ gibi söylemlerle CHP bu tarihi
günü ve olayı politize etti, insanların kafasını karıştırdı. 15 Temmuz derken
kim neyi savunuyor, bu söylem hangi partiye yarıyor, hangisine karşı çıkıyor
artık bu hesaplanır oldu. Çok yazık.
Öte yandan 15 Temmuz anma
törenlerinde biraz fazla devletçi görünüm olduğu yönünde çok mesaj aldım.
Afişlerden başlayarak, törenlerin yapılış şekillerine, ajansların, şirketlerin,
sanatçıların bu olaydaki rolüne yönelik rahatsızlıklar var.
Sonraki yıllarda 15 Temmuz günü,
resmi devlet gününe dönüşmemeli. 19 Mayıs gibi, 30 Ağustos gibi ağır devlet
ritüellerinin sergilendiği günler milletin içselleştirdiği günler pek değil.
MİLLET KENDİ YÖNTEMİNİ BULUR
Bu yüzden 15 Temmuz’u devlet değil
de, millet hissederek anmalı. Ağlamalıyız en başta. Acılarımızı konuşmalıyız.
Sadece vatandaşın kendisi yapmalı bunu. Millet bir şekilde kendi 15 Temmuz’u
anma şeklini, üslubunu bulur. Devletin buna çok müdahil olmaması sanki daha faydalıdır.
Hepimizin travma döneminden
geçtiğini bilmesi gerekir. Normal günler değil bu günler. Kendi kendimizi
tedavi edecek, rehabilite edecek, stresimizi yönetecek yöntemler bulmalıyız.
Aşırı politize olmuş hayat herkesi yoruyor. Dünya gündeminin böyle olduğu bir
ortamda, bundan kaçınmak ne kadar mümkün bilmiyorum.
Ancak aşırı politize olmuş,
duygudan, sanattan, kültürden uzaklaşmış, çoraklaşmış bir toplum yapısı
sağlıklı değildir. En azından 15 Temmuz gibi anlamlı günleri bundan uzak tutmak
lazım."
Yorumlar
Yorum Gönder