AGİT TÜRKİYE’DEN REFERANDUM DAVETİ BEKLİYOR
Almanya
Başbakanı Merkel’in referandum sırasında Türkiye’ye AGİT’in gözlemci göndermesi
önerisi için Türk hükümetinin yanıtı bekleniyor. AGİT yetkilileri DW Türkçe’ye
bunun Türkiye’nin davetine bağlı olduğunu söyledi.
Almanya Başbakanı Angela
Merkel’in Ankara ziyareti sırasında gündeme getirdiği, Türkiye’deki anayasa
referandumunun Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) gözlemcileri
tarafından izlenmesi beklentisi diplomaside hareketliliğe yol açtı.
Dünyanın gelişmiş
demokrasileri dâhil, birçok ülkede seçimleri izleyen, demokratik kurallara
uyulup uyulmadığını mercek altına alan AGİT, Türkiye’deki referandumu
izleyebilmek için Ankara’nın yeşil ışık yakmasını bekliyor.
DW Türkçe’nin sorularını
yanıtlayan AGİT Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Bürosu (ODIHR) Sözcüsü
Thomas Rymer, “ODIHR, seçim veya referandumun yapılacağı AGİT katılımcısı
ülkenin daveti üzerine gözlemleme yapmaya yetkili kılınmıştır. Bu süreçteki ilk
adım, Türk makamlarından bir davetin yapılmasıdır” dedi.
Henüz kendilerine bir
davetin ulaşmadığını söyleyen Rymer, “Referandum sürecinde AGİT gözlemcilerinin
bulunması sizce neden önem taşıyor?” sorusunu şu sözlerle yanıtladı:
“Tüm AGİT katılımcısı
devletler, seçimlerin demokratik toplumlardaki merkezi önemini, seçim
süreçlerinin nasıl iyileştirilebileceğine ilişkin öneriler yapılmasına imkân
sağlayan seçim gözlem misyonu ile seçim değerlendirme misyonunun taşıdığı
önemli rolü vurgulamışlardır. Seçim gözlemciliği, her seçim süreci ve sistemi için
önemli bir rol oynamaktadır, bu aynı zamanda referandum için de geçerlidir.”
Türkiye
davet gönderecek mi?
Önceki yıllarda Türkiye’deki
seçimlere AGİT gözlemcilerinin gelmesini kabul eden AKP hükümetinin, referandum
için bir davete çok da olumlu bakmadığı belirtiliyor.
Türk diplomatik kaynaklar,
Türkiye’nin de üyesi olduğu AGİT belgelerinde, ulusal seçimlerle ilgili
yükümlülükler olduğunu, ancak referandumlara ilişkin bir atıf bulunmadığını
ifade ediyor. Yetkililer, bu konuda bir yükümlülük olsa dahi, takdir yetkisinin
yine Türk hükümetinde olduğu vurguluyor.
Türk yetkililer ayrıca
referandum sürecinin henüz resmileşmediğine dikkat çekerek Merkel’ın gündeme
getirdiği bu beklentinin ancak referandum tarihinin kesinleşmesi, sürecin
resmileşmesi sonrasında Türk hükümeti tarafından değerlendirileceğini kaydetti.
Erdemir, “Sivil toplum
kuruluşları ve basının üzerindeki sistematik baskılara ek olarak çok sayıda
siyasetçi de tutuklu bulunuyor. Bu istibdat koşullarında ne referandum
kampanyası ne de özgür ve adil bir seçim yapmak mümkün olabilir. Bu vahim
durumun farkında olan Merkel’in AGİT gözlemci heyeti gönderilmesi önerisi hiç
de şaşırtıcı değil” diye konuştu.
AGİT’in
gözlemi, gerilimi frenler mi?
Uluslararası toplum Türkiye’deki
referandum sürecindeki gelişmelerden ve artan kutuplaşmadan kaygılı. Başbakan
Merkel de geçen haftaki Ankara ziyaretinde demokrasilerde çoğulculuğun önemini vurgulamış,
“kuvvetler ayrılığı, ifade ve basın özgürlüğü ile çoğulculuğun teminat altına
alınması için her şeyin yapılması gerektiğini” kaydetmişti. Muhalefet partileri
ile de görüşen Merkel ayrıca “muhalefet demokrasinin bir parçasıdır” sözünün
altını çizmişti.
Anayasa değişikliklerine
karşı çıkanlara yönelik baskıları eleştiren Düşünce kuruluşu Demokrasileri
Koruma Vakfı uzmanlarından Erdemir, “AKP’nin siyasi rakiplerini kriminalize
etme çabası tarih boyunca otoriter partilerin sıklıkla uyguladığı bir strateji,
bu nedenle AKP’nin hızla otoriterleştiği bir dönemde hiç de şaşırtıcı değil”
görüşünü kaydetti.
TBMM tarafından kabul
edilen anayasa değişiklik paketinin yakında referanduma sunulması bekleniyor.
AGİT
gözlemci misyonu neden önemli?
Avrupa’da bu nedenle AGİT’in
referandum sürecini izlemesinin, bu tehlikeli tırmanmayı frenleyebileceği,
referandumun daha özgür ve demokratik koşullarda gerçekleşmesini
sağlayabileceği umut ediliyor.
Federal Alman Meclisi
milletvekillerinden Yeşiller Partili Özcan Mutlu, Türkiye’deki referandum
sürecinde AGİT’in gözlemci heyeti göndermesi önerisini destekliyor.
Önceki yıllarda Türkiye’de
yapılan seçimleri izleyen AGİT heyetinde görev alan alan Mutlu, seçim ve
referandum gibi süreçlerde demokratik ilkelere bağlılığın mercek altına
alınması açısından AGİT’in gözlem misyonunun önem taşıdığını vurguladı.
Mutlu, “Sınırlı yetkileri
var, müdahale hakkı yok ancak gözlemler doğrultusunda hazırlanan raporlar
ilgili ülkelerde işleyen süreçlerin gözler önüne serilmesi açısından önem
taşıyor” şeklinde konuştu.
Türkiye’deki anayasa
değişikliğine ilişkin referandum sürecinin “demokratik bir yarış” olmaktan uzak
göründüğünü ifade eden Mutlu, “Hayırcılara baskı uygulandığına tanık oluyoruz.
Hayır kampanyası yürütenlerin gözaltına alınarak baskı uygulandığını görüyoruz,
oysa demokratik devletlerde referandumlarda adil bir yarış esas olmalı, hayır
demek isteyenler bunu özgürce açıklayabilmeli, savunabilmelidir” dedi.
AGİT
seçimleri nasıl gözlemliyor?
Türkiye’nin kurucu üyeleri
arasında yer aldığı AGİT’in Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Bürosu, insan
hakları ve temel özgürlüklerin mutlak güvence altına alınması, hukukun
üstünlüğüne bağlı kalınması, demokratik ilkelerin desteklenmesi konularında
katılımcı ülkeleri destekliyor. Bu kapsamda seçim gözlemciliği de önemli bir
yer tutuyor.
AGİT gözlemci heyetleri
katılımcı ülkelerde seçimlerde temel hakların ne ölçüde korunduğu, eşitlik ve
siyasi çoğulculuğun hangi oranda teşvik edildiğini mercek altına alıyor.
Gözlemlerini rapora yansıtıp ilgili ülkeye süreçlerin iyileştirilmesine dönük
önerilerini iletiyor.
AGİT’in önceki yıllarda
gözlemci heyeti göndererek izlediği seçimler arasında, ABD, İngiltere ve
Almanya’da yapılan seçimler de bulunuyor.
Yorumlar
Yorum Gönder