MARKSİST POLİTİKA AMA NASIL?

Biz Marksistler, bir politika pratiği inşa etmeden önce, bir "dönem tahlili"ne sahip olmak durumundayız... Böylesi bir tahlil olmadan olayları doğru konumlandırmak, doğru politik tutum almak, yol açıcı pratik müdahaleler geliştirmekte de olanaklı olamaz.

Bu işin politik dehası da Lenin'dir. Örneğin eğer Lenin'e ait olduğunu bilmese, bugünün pek çok "sosyalist" söz söyleyeni Ne Yapmalı'nın yazarını "sınıf dışı bürokratik/elitist örgütçülükle", 1905 sonrası Lenin'i "uvriyerist ve aydın düşmanı" olmakla, Sol Komünizm'in yazarı Lenin'i de "pespaye bir legalist, sıradan bir küçük burjuva demokratı" olmakla suçlayacaklardı.

Ama farklı vurgulara ve önceliklere karşın ortada tek ve temelde son derece tutarlı bir Lenin vardı. O eserlerin tümü ve onlar arasındaki ilkesel ve politik tutarlılık ancak bu eserlerin arkasındaki "dönem tahlilleri" anlaşıldığında/bilindiğinde görülebilir.

 İşin çok daha zor olan yönü... Ne yazık ki artık bu geçmiş tecrübeler bize var oldukları halleriyle, hazır bir kaldıraç gibi, hemen/bir çırpıda yardımcı olamazlar. Zira bizler artık bulunduğumuz yeri, bilindik yükselme, durgunluk, gerileme dönemselleştirmeleri ile tanımlayabilecek dönemsel/politik mecrada değiliz.

Bulunduğumuz yerin tam adı, sosyalizmin ikinci yükseliş arifesidir.

Öyleyse geçmiş deneyimlerden yararlanmak, o deneyimleri kullanıma hazır ya da aşağı yukarı hazır bir reçete gibi ele alarak değil, sosyalizmin ikinci yükseliş döneminin kendi gerçekliği, somutluğu içinde bu deneyimleri genişletilmiş bir yeniden üretime tabi tutabilecek entelektüel ve politik duruşla mümkün olabilecektir.

Aslında, sıfırdan da başlamayacağız...

Geçmişten bize bakiye nispeten daha kolay kalkış noktası alabileceğimiz bir dönemleme verisine de sahibiz.Genel kural olarak "marksistleşme sürecini" üç önemli dönemin bütünü sayabiliriz. Sosyalizmin bilim, teori ve en genel anlamda politik meşruiyetini artırdığı "orta sınıf" eksenli dönem, ki buna Legal Marksizm diyoruz. Sosyalizmin orta sınıf özelliğinden sıyrıldığı ve fakat bu kez popülizmle hesaplaştığı ekonomizm/uvriyerizm dönemi, ardından da ekonomizmle hesaplaşıldığı devrimci politikleşme ve örgütlenme süreci...

Bunlar her zaman buradaki sırasıyla ve pürüpak biçimde yaşanmasa da, marksistleşme sürecinin "olmazsa olmaz" boyutlarını oluştururlar. Ağırlıklı olarak hangi momentin içindeyseniz, politik tutum ve pratik/örgütsel müdahalenin önceliklerini de bu momentin kendisi belirler. Peki bu dönemleme verisinin bugünkü anlamı nedir? Bu veriyi nasıl güncelleştireceğiz? Soruna buradan bakıldığında mevcut solun bugünkü politika yapış tarzı/anlayışı nerede durmaktadır?

Gelecek yazımızda da bunlara değineceğiz...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ANKARA'NIN ORHAN VELİ'Sİ...

AYDIN OPORTÜNİZMİ VE PROLETARYA SOSYALİZMİ...

CUMHURİYETİN YEŞİL ANITI: GENÇLİK PARKI